TURUKİ  ALİYEMİZİN   PİRLERİ

İYİLİĞE İYİLİĞİ;HER ADAM YAPAR,İYİLİĞE KÖTÜLÜĞÜ ŞER ADAM YAPAR,KÖTÜLÜĞÜ İYİLİĞİ ER ADAM YAPAR. ABDULLAH BABA(K.S)

 
MÜRSID-I KAMIL ve ÖZELLIKLERI

Âlimlerin örfüne göre, bütün ilim sahipleri kendi meslek alanlarinda derecelere tabi tutulmuslardir. Her biri Allah'a davet makami sayilan bu ulvi meslek, gerek ayet ve gerekse hadislerde övülmüs bir meslek olup, Peygamberligin subesi niteliginde ele alinmistir. Bundan maksat, Peygamberlerle Âlimlerin mesleklerinin ayni oldugudur. Ancak aralarinda tek fark, derece ve rütbe farkidir. Bunu böylece ortaya koyduktan sonra, Tasavvuf mesleginde Âlimler, Serzakir, Halife, Seyh, Üstad, Mürsid, Mürsid-i Kamil, Pir gibi kavramlarla tarif edilirler. Bu tarifler de seviyeye göre yapilan bir derecelendirme tasnifidir.

Mürsid-i Kamil zât o kimsedir ki, Ilme'l-Yakin'den, Ayne'l-Yakine, Ayne'l-Yakin'den Hakka'l-Yakine vasil olan, Cenab-i Zül celal Hazretlerinin zâtinda degil, sifatlarinda Fani olan, Rasulullah (sav) Efendimiz tarafindan da kendisine hil'at giydirilen, basina taç konulan, insanligi irsad etmek için manen görev verilen kimsedir. Kamil bir Mürsid, Velayet yahut Veraset nuruyla nurlanmistir. Bu sebepten ötürü “Varis-i Nebi” Makami ile sereflendikleri için, sekline, suretine seytanin giremedigi seçilmis zâtlardir.

Mürsidi Kamil, insanlari Allah-ü Teâlâ'ya vuslat etmek vazifesi olan ve Rasulullah Efendimize hakiki varis kilinmis kisidir. Böyle bir mürsid-i Kamil, yine üstadi olan baska bir mürsidi kâmil tarafindan yetistirilir ve bu üsdatlar silsilesi ta Rasulullah (sav) Efendimize kadar uzanir.

Her Mürsidi Kamil manevi olarak icazet alir. Mana âleminde Rasulullah (sav) tarafindan vazife ve icazet verildikten sonra, Rabbimiz ilmi ledünden onun kalbine akitir. Böylece Mürsidi Kamil, peygamber varisi olarak insanlarin nefis terbiyesine ve Allah'a vuslat bulmalarina vesile olur.

Mürsidi Kamil olan zâtlar, Hem zahir, hem de batin olarak Rasûlullah (sav) Efendimizin tamamen varisidirler. Mana âleminde icazetlerini Rasûlullah (sav) mühürlediginden bu zâtlar, mahfuzdurlar, yani hifz olunurlar.

Rasulullah (sav) Efendimizin:

“Âlimler peygamberlerin varisleridir”

“Benim ümmetimin âlimleri Israil ogullarinin peygamberleri gibidir .”(Aclûnî, Kesfü'l-Hafâ) buyurdugu zümre Mürsidi Kamillerdir.

Üstadimiz, sultanimiz, asrimizin manâ günesi Abdullah Baba (ks) Aziz Hz.leri Kamil bir zâtin mühim özelliklerinden bahsederken yine söyle buyurdular;

Mürsidi Kamil olan zâtlar kabirde çürümezler, Mürsidi Kamil olan zâtlardan bazilari, Allah-ü Teâlâ Hz.lerinin Cemal sifatina mazhar olurlar bazilari da Celal sifatina mazhar olurlar. Öyle ki Celal sifatina mazhar olan evliyanin kabirlerinin yerini dahi degistiremezler. Mürsidi Kamil zât kendisine müntesip olan kisinin son nefeste kelimeyi sahadet söylemesine, imanli gitmesine vesile olur, Rabbimiz bana vesile ile gelin buyuruyor. Allah(cc) ve Peygamberler(as) arasinda Cebrail (as) vesile oldu, Peygamber (as ) de Allah (cc) ile insanlar arasinda vesile oldu, Efendimiz (sav) Hadisi seriflerinde;

“ Muhammed'in nefsini elinde bulunduran Allah'a yemin olsun ki, hiç süphesiz, Allah'u Zülcelal'in en sevgili kullari; Allah'i kullarina, kullari da Allah'a sevdiren, yeryüzünde hayir ve nasihat için dolasanlardir” (Beyhaki) buyurmustur.”

Mürsidi Kamil olan bir zât Allah'in izni ile ve indi ilahiye deki degeri hürmetine dervislerine Ahirette üç türlü yardimi olur.

1. Sirat köprüsünde

2. Mahser yerinde

3. Peygamberimizin Livaül Hamd sancagina götürmek için vesile olur.

Efendimiz (sav) Hz.leri;

“ Benim ümmetimden çok büyük bir topluluga sefaat eden olacaktir. Yine benim ümmetimden bir kabileye sefaat eden olacaktir. Yine benim ümmetimden birkaç kisiye sefaat eden olacaktir. Taki(hepsi)cennete gireceklerdir .(Tâc) buyurmustur.

Üstadimiz Abdullah Baba Hz.leri devaminda söyle buyurdular;

Rasulullah Efendimiz (sav)bir Mürsidi Kamile görev verirken üç seyi de yaninda verir. Bir kamçi, bir kitap veya bir ayna verir, dervislerini gösterir, bir çanta içinde ameliyat aleti verir, eger sana tâbi olanlardan göz zinasi varsa gözünü ameliyat et, sehveti varsa sehvani arzusunu al buyurur ama o kisinin talip olmasi lazim, verilen reçeteleri yerine getirmesi lazimdir.

Hatirlatma; Üstadimizin burada bahsettigi malzemeler dünya aletlerine benzemez insanlar tarafindan anlasilsin diye bu ifadeler kullanilmistir, keyfiyeti ehline malumdur

Üstadimiz Abdullah Baba (ks) Aziz Hz.leri burada bir Kamil Mürsidin mana ikliminde nasil bir liyakat elde ettigini kendi tecrübesi ile ortaya koymus bulunuyorlar. Mürsid; kendisi ilim ve amel bütünlügü içerisinde sahsi olgunluga eristigi gibi, halki da bu minval üzere egitip yetistiren kimse demektir. Mürsidlik makami, hakikatte Allah'a davet makamidir. Mürsid; Allah'a davet hususunda Peygamberlerin varisi durumundadir. Mürsidler, Peygamberlerin sundugu bu Ilahi mesajlari Ser'i ölçülere göre yorumlayan kimselerdir. Nitekim böylesi zâtlarin sürekli var olacagi, Kur'an'da su ayetle belirtilir:

“ Bizim yarattiklarimizdan öyle bir Ümmet vardir ki, bunlar, daima Hak'ka ileten ve Adaleti Hak ile yerine getiren kimsedirler .” ( A'raf /181)

Mürsid-i Kamillerin bir baska özelligi de Kalp mütehassisi olmalaridir. Üstadimiz bu konuda buyurdu ki:

“Mürsid-i Kamil olan zâtlarin dervislerinden hal ehli olan olursa, o dervis kalpten anlarsa, dünyanin neresinde olursa olsun dervisi ile kalben konusur. Kalpten anlamayan olursa, ona da lisanen konusur. Her ikisinde de konusma yetkisi vardir. Sükût ettigi halde, basireti olan, hali anlayan, nerede dervisi varsa, maneviyati varsa, onunla görüsür, sorusuna cevap verir. Anlamiyorsa lisanen söyler bu da kulaga hitab eder.”

Allah-ü Teâlâ'nin bu zâtlara ihsan ettigi sayisiz nimetlerden biri de budur. Abdülaziz Debbag Hazretleri, Ahmed b. Mübarek Hazretlerine: “Seni günde bes yüz defa gönlümde hatirlamazsam, Allah katinda dereceden düserim” der. Ahmed b. Mübarek de: “Üstadimiz bize öyle yakin olurdu ki, bazi zaman O'nun mübarek nefesini yanimda hissederdim” demektedir. Demek ki Velilerde bu haller vardir. Bundan sonra buyurdu ki:

“Mürsid-i Kamil olan bir zâtin dervisleri ayri ayri ülkelerde, sehirlerde, köylerde, kasabalarda olursa olsun, eger sikintiya düsseler veya sekerat halinde olsalar dahi, Allah'in izni ile o dervislerinin hepsine ayni anda yetisebilecek maneviyati vardir.”

Mürsid-i Kamil zâtlarin mühim özelliklerinden biri de, Allah'in izni ile Allah'in kullarina manen yardimci olmalaridir. Esasen onlarin sahsinda zuhur eden bu hadisenin yaraticisi Allah'tir. Ancak Rabbimiz onlari bu konuda vasita kilmis olmaktadir. Burada asil olan, Allah'in merhametidir. Allah-ü Teâlâ kullarina merhameti ile muamele etmek ister. Bunun için de, salih kullarinin muhabbet ettiklerine, Allah (cc) da muhabbet eder.

Mürsidi Kamil olan zâtlarin bir baska özelligi de her yaptiklari isi manevi müsaade ile yapmalaridir. Zira Onlar yeryüzünde Hakkin görünen yüzüdür. Allah-ü Teâlâ Hz.leri bu kullarini muhafaza eder ikaz eder.

Müslümanlar asirlardir yol gösterici Mürsidlerin rehberligi ile Dinlerini yasama ve yasatmaya gayret etmislerdir. Zira geçmis ümmetler bu esasa riayet edemedikleri için Dinlerini tahrif edenlere mani olamamislardir. Ama bu Ümmet, Din büyüklerine duyduklari güven sayesinde, her seye ragmen dinlerini ayakta tutabilmektedirler.